Toplardamar ve lenf damarları hastalıklarında kullanılan
ilaçlar...
Toplardamar ve lenf damarlarının değişmez tedavisi olan basınç uygulamasının yanında
yardımcı tedavi olarak kullanılır. Tek başına kullanım alanı çok kısıtlıdır. Bu
amaçla kullanılan ilaçları etki yerlerine göre sınıflandırarak irdelersek;
Kan ve elemanlarına etkili ilaçlar...
Cilt altı dokusuna enjekte edilen düşük molekül ağırlıklı heparin ve ağızdan tablet
olarak alınan kumadin, kanın pıhtılaşmasını engelleyen ilaçlardır. Pıhtılaşma sonucu
oluşan derin ven trombozu ve akciğer embolisinin tedavisinin temelini oluşturur.
Düşük molekül ağırlıklı heparin: Derin toplardamarlarda pıhtı oluşmasını
engellemek veya oluşmuş pıhtıların tedavisinde kullanılan, etkinliği ve güvenilirliği
gösterilmiş ilaçtır. Özel şırıngalar içinde enjeksiyona hazır olarak bulunur ve
kanı sulandırarak pıhtılaşmayı engeller. Etki süresi, 12-24 saat arasında değişir.
Tek başına veya kumadin tedavisinin başlangıcında kullanılır.
Aspirin: Antiagreganlar olarak adlandırılan ve trombosit
adı verilen pıhtı yapısını oluşturan kan elemanlarının birbirine yapışmasını engelleyen
ilaç grubuna aittir. Toplardamarlardan kaynaklanan yaralarda kullanımıyla ilgili
çalışmalar olsa da, toplardamar hastalıklarında, özellikle kan sulandırıcı ve pıhtı
oluşumunu engelleyici olarak kullanımı kesinlikle yoktur.
Kumadin: Kanı sulandıran ve pıhtı oluşmasını engelleyen bir ilaçtır. INR
adı verilen laboratuvar incelemesi ile takip edilerek her hastada doz ayarlaması
yapılır. Ortalarında çentik bulunan 5mg'lık tabletler halinde satılır. Hastalara
alacakları miktar; bir, yarım veya dörtte bir tablet olarak tarif edilir ve ortak
bir dil oluşturulur. Yarım tabletin anlamı, çentikten kırıldıktan sonra kalan parçadır,
dörtte bir tablet ise yarım tablet ortadan kırılarak elde edilir. Bu ilacın düşük
dozu etkisiz kalarak hastayı ölümcül akciğer embolisi tehlikesine sokarken, yüksek
dozlarda ölümcül kanamalara neden olabilmektedir. Bundan dolayı, tedavi süresince
kumadinın kullanım şekli, kan inceleme sonuçlarına göre doktorunuzla konuşarak ayarlanmalıdır.
INR (uluslararası normalizasyon oranı): Kumadin isimli ilacın vücuttaki aktivasyonunu
gösterir. Doktorunuzun uygun gördüğü aralıkta bulunması, tedavinin en önemli noktasıdır.
Bu testin aynı laboratuvarda yapılması, inceleme yöntemlerindeki farklılıklardan
kaynaklanabilecek yanlış yönlenmeleri en aza indirir. Tedavi aralığı 2-3 arasında
olmalıdır. Aşırı yükselmesi ölümcül kanamalara neden olurken, istenilen değerin
altında kalması yeni pıhtı oluşumlarına neden olabilir.
Damar duvarına ve dokulara etkili ilaçlar...
Venotonik ilaçlar olarak anılan bu gruptaki ilaçlar, damar duvarındaki düz kaslara
etki ederek kasılmalarını sağlar, düşük moleküllü protein, su ve elektrolit geçirgenliğini
azaltır. Hemoroid, varis, özellikle bayanlarda rastlanılan dönemsel ödem ve yorgun
bacak sendromu tedavisinde kullanılır. Bu gruptaki ilaçların bazıları kapiller damar
geçirgenliğini ve kırılganlığını azaltır ve kollajen yıkımını engeller. Ciltte kollajen
ve elastini koruyarak deformasyonu geciktirir, trombosit adı verilen pıhtının yapısını
oluşturan kan elemanlarının fonksiyonlarını düzenler. Bağ dokusu, kan damarları
ve kasların yapısında bulunan kollajen ve elastin proteinlerinin stabilizasyonunda
rol oynar. Toplardamar yetmezliğine bağlı gelişen yaralarda, basınç tedavisine ek
olarak kullanılan bu grup ilaçlardan sonra iyileşme süresinde kısalma olduğu gösterilmiştir.
Varis çoraplarına ek olarak düzenli 4-6 ay süreli kullanımlarda, toplardamar yetmezliğine
bağlı ağrı, kramp, bacak yorgunluğu, şişme ve huzursuz bacak yakınmalarında belirgin
azalma, yapılan çalışmalarla gösterilmiştir. Antihistaminik, antioksidan ve diğer
sistemik etkileri ile alerji ve benzer durumlardada olumlu etkiler gösterir. Aşağıda
isimleri bulunan bu gruptaki ilaçların çoğu avurvedik yani bitki kökenli ilaçlardır.
Gotu Kola, Grape Seed, Bilberry, Pentoksifilin, Piknogenol, At Kestanesi tohumu
özütü (AKTÖ), Hidroksietilrutozid adı altında piyasada bulunan ilaçlar, değişik
tipteki varisli hastalara sık olarak önerilmektedir. Bu ilaçların etki mekanizması,
toplardamar yüksek tansiyonunun neden olduğu mikrosirkülasyon dediğimiz kılcal damar
düzeyindedir. Yapısı bozulmuş ve toplardamar yüksek tansiyonuna neden olan varisli
damarlarda, tek başına uzun süreli ilaç kullanarak sonuç almak imkansızdır. Diğer
tedavileri kabul etmeyen hastalarda basınç tedavisine yardımcı olarak bu ilaçların
kullanımını önermekteyiz.
Sistemik etkili ilaçlar...
Toplardamar ve lenf hastalıkları sonucu gelişmiş ikincil veya eşlik eden sistemik
hastalıkların tedavisinde kullanılır. Bu grupta enfeksiyonlar için kullanılan antibiyotikler,
kalp ve böbrek hastalıkları için kullanılan idrar söktürücü diüretikler, yüzeysel
olarak kullanılan stroidler bulunur. Sistemik etkilerinden dolayı kısa süreli ve
dikkatli olarak kullanımı gerekmektedir.