Kılcal damar tedavisinde radyofrekans ve lazer...
Kılcal damar varisleri için günümüzde kullanılan en etkili yöntem; skleroterapi,
yani varisli damarın içerisine ilaç enjekte edilmesidir. Kılcal damarları oluşturan
daha geniş bir kök bulunamadığında yani Tip I varislerde radyofrekans ve lazer,
skleroterapiye yardımcı olarak kullanılabilir.
Cilt üzerinden uygulanan lazer...
Lazer tek dalga boyundan oluşan ışık demeti demektir. Lazerin gücü, etki derinliği
ve hangi renkler tarafından emileceği dalga boyu tarafından belirlenir. Amaç, etki
göstereceği noktada ışık enerjisinin ısı enerjisine dönüşmesidir. Dalga boyunun
özelliklerine bağlı olarak, tıpta değişik kullanım alanları bulmuştur. Işık demetleri,
içinde hareket ettiği ortamdan etkilendiğinden, en etkili ve başarılı uygulama alanını
saydam bir ortam olan göz hastalıklarının tedavisinde bulmuştur. Lazer ışınlarının
varis tedavisi gibi cildi geçmesi gerektiği durumlarda, cildin tipi (özellikle ten
rengi) uygulamayı etkilemektedir. Güneş ışınları (yaz aylarında direkt ışınlar)
uygulamalara kısıtlamalar getirmekte, kurallara uyulmadığında ciddi sorunlara neden
olmaktadır.
Cilde yakınlığından parlak kırmızı tip I olarak adlandırılan damarların tedavisi
için 800-950 mm. boyutlarında lazer ışınları kullanılmıştır. Bu dalga boylarındaki
ışınların kırmızı renk tarafından emilmesi avantaj oluştururken, etki gösterdiği
doku derinliği ve enerjinin ayarlanması problem oluşturur. Bu tip damarların kaynaklandığı
tip II-III damarların cildin daha derin tabakalarında bulunması ve mavi-yeşil renkte
olması, lazer ile tedavi sırasında karşılaşılan en önemli sorundur. Daha önceden
de belirttiğimiz gibi, damarların çıkış noktalarını tedavi etmeyen yöntemlerde erken
dönemde bile iyi bir sonuç almak zor iken, kısa zaman içinde oluşan tekrarlardan
dolayı merkezimizde çok nadir olarak kullanılmaktadır. Ayrıca ortaya çıkan ısı enerjisi
kontrol edilemediğinden kullanım sırasında cilt yanıkları oluşabilmektedir.
Cilt üzerinden uygulanan radyofrekans...
Sistem radyo dalgalarını oluşturan bir jeneratör cihaz ile bunun dokuya iletildiği
iğnelerden oluşur. Radyo dalgaları 4 mhz frekansında ve süresi ayarlanabilen atımlar
halinde uygulanır. 0.075 mm-0.15 mm kalınlığındaki iğneler, özel kaplamaya sahip
olup batırıldığında uç kısmı ile etkili olur. Deriye batırılan iğnelerin ilettiği
radyo dalgaları kılcal damarları ısı yoluyla pıhtılaştırır. Kılcal damar varisleri
(telenjektaziler), 1mm'den küçük, özellikle yüzde yerleşmiş kılcal damarların tedavisinde
etkili olarak kullanılır. Özel bir hazırlık ya da anestezi gerektirmeden, iğne büyüteç
altında varis üzerine yaklaşık 1mm aralıklarla batırılarak pedal yardımı ile atım
yapılır. Böylece aralıklı iğne batırmalarıyla varisli alan tedavi edilmiş olur.
Tedavi genelde ağrısızdır. Ortalama bir seans 10-15 dk sürer ve bu süre zarfında
varisli alana 200-600 atım uygulanarak kabaca toplam 20-40 cm uzunluğundaki kılcal
damar varisi tedavi edilmiş olur.
Uygulamanın ilk anlarında varislerin üzeri kırmızı kabarıklıklara dönüşür ve bu
kabarıklıklar bir hafta içinde kabuklanıp, bir kaç hafta sonra varislerin kaybolmuş
olduğu normal deriye döner. İşlemden sonra sargı yada bir ilaç kullanımı gerekmediği
gibi, günlük aktivite kısıtlaması oluşmaz. Lazer tedavisinde olduğu gibi, güneş
ışığından sakınmaya gerek yoktur. Lazer tedavisi gibi kısıtlı kullanım alanı vardır
ve metal alerjisi, kalp pili varlığı ve işlem yapılacak alanda enfeksiyon varsa
bu yöntem uygulanmaz.
Lazer ve radyofrekans merkezimizde, yukarıda sayılan nedenlerden dolayı izole
olarak bulunan 0,1-1mm'lik kılcal damarların tedavisinde uygulanmakta, her iki
yöntem de tek başına tedavi seçeneği olarak hastalara sunulmamakta, sclerotherapy
(iğne tedavisi) yöntemine yardımcı, ek tedavi olarak kullanılmaktadır.
Bacaklarınızın sağlığı için önerilerimizi öğrenmek için
"Bacak sağlığınız"
tedavi seçenekleri hakkında bilgilenmek için "Çözümler"
sayfasını tıklayın.