Derin toplardamar yetmezliği ve sonuçları...
Tıp literatüründe iç varis olarak tanımlanan bir hastalık yoktur. Yanlış olarak
iç varis olarak tanımlanan bu hastalık ise, özellikle derin toplardamarlarda pıhtıların
erimesini takip eden kapakçık hasarı sonucu gelişir. Oluşan hasar, toplardamar yetmezliğine
ve toplardamarlarda basınç yükselmesine neden olur.
Toplardamarlardaki basınç artışı, bilinen yüksek tansiyon gibi sinsi ve sessiz olarak
dokuda beslenmeyi bozar, özellikle ayak bileğinin iç tarafında deri değişikliklerine
neden olur. Doku beslenmesinin bozulmasıyla renk değişimi ve cilt kalınlaşması oluşur.
Normal yapısı bozulmuş, direnci kırılmış bu bölgelerde hızla venöz ülser adı verdiğimiz
tedaviye dirençli yaralar ve hasarlar oluşur. Derin toplardamarda yetmezliğine:
- Derin toplardamarlarda pıhtı oluşması (DVT),
- Derin toplardamar sisteminde doğumsal kapakçık yokluğu,
- Yüzeysel toplardamarlardaki bozukluklar,
- Yüzeysel ve derin toplardamar sisteminin birleşme noktalarındaki yetmezlikler neden
olur.
Derin toplardamar sisteminde pıhtı oluşmuş hastalarda, kapakçıkların bozulması sonucu
zaman içinde oluşan tablo, postflebitik sendrom olarak adlandırılır. Bu hastaların
çoğu bacak bileklerinin iç tarafında açılan yaralar nedeniyle doktora başvururlar.
Bu tip yaraların en yaygın nedeni tedavi edilmemiş varis hastalığıdır.
Kısaca toplardamar bütünlüğünün bozulduğu hastaların hemen hepsinde bu tablo oluşabileceğinden
gerekli önlemlerin zamanında alınması gereklidir.
Toplardamar hastalıklarının en uç noktasında bulunan bu tablonun ortaya çıkmaması
için, konusunda uzmanlaşmış bir doktorun sürekli kontrolü altında bulunmak ve önerilen
tedavi şemasına harfiyen uymak gerekmektedir. Tedavi şemasının en önemli ve vazgeçilmez
yapı taşı
"Basınç tedavisi" hakkında bilgilenin.