
Akciğer embolisi...
Hücrelerin aldıkları besinleri enerjiye dönüştürmesi için oksijene ihtiyaçları vardır.
Alınan oksijen hücreler tarafından kullanılır ve ortaya karbondioksit gazı çıkar.
Toplardamarlar karbondioksiti alarak kalbe taşır. Buradan akciğerlere geçen kanın
içindeki karbondioksit, solunum sistemi yardımıyla oksijenle yer değiştirir.
Toplardamarların içinde oluşan pıhtı yerinden koptuktan sonra kalbe oradan da akciğer
damarlarına gidebilir. Akciğerde damarların pıhtılarla tıkanmasına akciğer tromboembolisi
denir. Akciğer embolisi olan hastalar gögüs ağrısı, baş dönmesi, nefes darlığı,
öksürük yakınmalarıyla doktora başvururlar. Göğüs ağrısının aniden ortaya çıkması,
vücutta daha önce oluşmuş pıhtının akciğere giderek damarları tıkamasına bağlı olabilir.
Bu durumda acil tıbbi yardım alınmalı, pıhtının büyüyerek ölümcül olacağı unutmamalıdır.
Akciğer embolisi önlenebilir hastane ölümlerinin ilk sırasında yer alır.
Derin toplardamarlarda oluşan pıhtılar ( DVT) en önemli nedenidir ve hastanede yatan
hastalarda, özellikle ameliyatlardan sonra oluşur. Toplardamarda oluşmuş ve koparak
akciğere giden pıhtının tıkadığı akciğer damarının büyüklüğüne göre ortaya çıkan
klinik tablo değişir. Büyük pıhtı büyük damarı tıkadığında ölümcül sonuçlar ortaya
çıkar. Bazen ise bu emboliler sessiz kalır, olayın farkına bile varılmaz. İki klinik
tablo arasında kesin sınır olmadığından tüm DVT'li hastalara akciğer embolisi adayı
olarak bakılmalı ve gerekli tedavi titizlikle uygulanmalıdır.